Magna Carta Kadın Hakları Bildirgesi Nedir?

Tarihin ilk yazılı anayasası olan Magna Carta özgürlük adına atılmış en büyük adım olarak kabul görmektedir. Kilise ve baronların Kral John'a yaptıkları baskı sonucunda imzalanmıştır.

Magna Carta Kadın Hakları Bildirgesi Nedir?

Tarihin ilk yazılı anayasası olan Magna Carta özgürlük adına atılmış en büyük adım olarak kabul görmektedir. Kilise ve baronların Kral John'a yaptıkları baskı sonucunda imzalanmıştır. İlk başlarda kilise ve baronların işlerine yarasada sonradan tüm vatandaşlar bu özgürlükten faydalanmaya başlamışlardır. Her tahta çıkan kralın onaylamak zorunda kaldığı bu belge 5. Henry’nin ölümüne kadar toplamdan 44 kez onaylandı. Demokrasinin serüveni açısından önemli olan bu belge birçok ülke tarafından benimsendi.

Ülkelerin çoğu tarafından benimsenen bu bazı ülkelerde uygulamaya konuldu. 15 Haziran 1215 günü İngiltere Kralı John'un kendi yetkilerinden, arzularından ve isteklerinden feragat ettiği, hukukun kendi isteklerinden üstün olduğunu kabul ettiği tarihin akışını değiştiren bir belge niteliğindedir. Diğer adıyla ‘Hürriyetlerin Büyük Fermanı’ olan bu bildiri 750 yıldır geçen süre içerisinde İngilizler tarafından verilen değeri kaybetmemiştir. Yalnız Anglosakson Dünya'sı için değil bütün hür dünya için değer verilen bir belge niteliği kazanmıştır.

Belgenin içinde ki maddelerin ana konuları özgürlük, hukukun üstünlüğü ve eşitliktir. Şekil bakımından zamanın diğer fermanlarından farklı hiçbir özelliği bulunmayan bu belge taşıdığı fikirler bakımından iki önemli özelliğe sahiptir. Bunlardan birincisi diğer Orta çağ hukukunun diğer fermanları gibi sınıfların değil de krallığa mensup tüm hür kişilerini tanımasıdır. İkincisi ise fermanın maddelerinin Kral içinde geçerli olmasıdır. Bu hukukun her şeyden üstün olduğunu göstermektedir. Fermanın çok uzun süre canlılığını koruyabilmesinin sebebini bunda arayabiliriz. Papa 3.İnnocent Ferman'ın geçersiz olduğuna dair bir bildiri yayınlamış ama pek bir etkisi olmamıştır. Bunun nedeni Fermanının getirdiği yenilikler değil de İngiliz halkının hukukun üstünlüğünü kavramış olmasıdır.

Bu anlaşma metni içerisinde kadın ile​ ilgili miras, evlilik ve şahitlik konularında üç madde bulunmaktadır.

​​​​​​1. Miras

Kocası ölür ölmez miras hakkına hiçbir engelle karşılaşmadan eşlerin alabilmesi ve kocası öldüğü için çeyizini geri alabilmektedir. Mirası veya çeyizini geri alabilmek için eşin herhangi bir para ödemesine gerek yoktur ve kocası öldükten sonra kocasının evinde 40 gün kalabilir. Bu süre zarfında çeyizi hazırlanıp eşe verilmelidir.

2. Evlilik

Kocası ölüp dul kalan eşin evlenmek istemediği sürece kimse tarafından zorla istek dışında ve baskı sonucu evlendirilmeyecektir. Dul kalmış eşler için verilen bu hak ciddi bir önem arz etmektedir. Bu madde ile dul kalan eşin kendi isteğiyle karar vermesi sağlanmıştır. Ancak toprakları Taca aitse kralın, lorda aitse o lordun onayı olmadan evlenmeyeceğini temin etmelidir.

3. Şahitlik

Kocasının ölümü dışında bir bayanın şikâyeti üzerine kimse adam öldürmekten tevkif veya hapis edilmeyecektir.

Görüldüğü gibi maddeler kocası ölen eşin hürriyetini korumak ve toplumda ki yerlerini kendi istekleriyle şekillendirmesi konusunda onlara destek sağlamaktadır. 1215 yılında kabul edilen bu maddeler sadece İngiliz halkı için değil tüm Dünya'ya ders verecek bir niteliktedir.

Güncelleme Tarihi: 04 Ağustos 2018, 10:17
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER