Take a fresh look at your lifestyle.

- Advertisement -

- Advertisement -

- Advertisement -

- Advertisement -

Sağlığımız Hakkında Yıllarca Doğru Olarak Bildiğimiz Şeyler Nelerdir?

0 9

- Advertisement -

Yüzyıllar boyunca birçok sağlık efsanesi ortaya çıkmıştır. Bazıları denenir, test edilir ve gerçek olarak alınır, ancak diğerleri fanteziden başka bir şey değildir. Bu yazıda, efsaneleşen ama gerçeklik payı olmayan sağlık bilgilerinden bahsedeceğiz. Her gün sekiz bardak suya ihtiyacımız var mı? Ve yumurta tüketmek kalp için kötü mü? Bu gibi efsaneleri araştırıyoruz.

Sağlıkla ilgili efsaneler yaygındır ve çeşitli nedenlerden dolayı ortaya çıkmaktadır. Bazıları kuşaktan kuşağa aktarılan “eskilerin koca karı masalları” olabilir; bu da bilim ve tıp dalının dışında kalır. Bu makalede, en yaygın beş sağlık efsanesine bir göz atıp, arkasındaki kanıtları inceliyoruz.

Sağlıkta Doğru Bilinen Yanlışlar Nelerdir?

Sağlıkla ilgili doğru olduğuna inanılan birçok yanlış olsa da biz burada en çok bilinenlerden bahsedeceğiz.

  • 1. ‘Günde sekiz bardak su için.’

Hastalık Kontrol ve Önleme Merkezleri (CDC) bu konuda nettir ve “her gün yeterli miktarda su içmek genel sağlık için iyidir.” diye belirtmektedir .

Günde sekiz bardak suya ihtiyacımız var mı? Ya da şöyle soralım, bir insan için günde ne kadar su içmesi “yeterli”? CDC, günlük olarak ne kadar su içmemiz gerektiği konusunda bir standart olmadığını kaydeder. Ancak, kadınların metabolizması için ortalama 2.7 litre, erkekler için ise günde ortalama 3.7 litre “toplam su” gerektiğini Ulusal Bilim, Mühendislik ve Tıp Akademileri söylemektedir. Burada “toplam su” noktası çok önemlidir. Bu ifade, sadece içme suyunu kapsamaz. Bunun içerisine farklı içeceklerden ve yiyeceklerden elde edilen sular da dahildir. Ortalama bir kişinin, içeceklerden (kafeinli içecekler dahil) elde ettiği su alımının, toplam su alımının yaklaşık yüzde 80’ini oluşturduğunu ve geri kalan yüzde 20’sinin aslında gıdalardan geldiğini unutmamak gerekir. Bununla birlikte, pek çok kişi, önerilen günlük su miktarının, doğrudan içme suyu olarak iki buçuk litre yani sekiz bardak olduğunu düşünmektedir. Böyle düşünen insanlar için bu rakam, diğer içeceklerden veya yiyeceklerden aldığımız su miktarını kapsamaz. Şunu söylemeliyiz ki “günlük sekiz bardak su içme”nin hiçbir bilimsel dayanağı da yoktur.

  • 2. ‘Soğuk havalarda soğuk algınlığına yakalanılır.’

Tarihsel olarak insanlar, soğuk algınlığının sebebi olarak soğuk havaları ve mevsimleri kabul etmişlerdir. Fakat bunun gerçekliği var mıdır? Doğrusu şudur : Fiziksel temas veya enfekte kişilerle aynı alanda bulunma yoluyla “rinovirüs” olarak bilinen soğuk algınlığı virüsleri kişiye bulaşır. Bu, özellikle virüs kapmış bir kişinin öksürüğü, hapşırığı ya da o kişi ile ortak nesneye temas etme yolu ile bulaşır. Dolayısıyla, insanların “soğuk algınlığına neden olan soğuk hava” kavramının bir efsane olduğu oldukça açık görünüyor.

Soğuk algınlığı virüsleri, insan vücuduna burun yoluyla girmeye çalışır. Ancak genellikle orada mukus içinde sıkışırlar. Normal olarak, mukus vücuda geri iletilir, yutulur ve virüs mide asitleri tarafından nötralize edilir. Fakat soğuk havayı soluduğumuzda, burun yolu da soğumaktadır. Bu, mukusun hareketini yavaşlatır ve bu durum, canlı rinovirüslerin vücuda girmesi için daha fazla fırsata sahip olduğu anlamına gelir .

- Advertisement -

- Advertisement -

Çalışmalar soğuk algınlığı virüslerinin daha çok soğuk havalarda geliştiğini, çünkü normal vücut ısısında hayatta kalabildiklerini keşfettiler. Dolayısıyla soğuk algınlığı rahatsızlığı, büyük ölçüde virüslerden kaynaklanır ve sadece soğuk havaların bir sonucu değildir. Soğuk hava efsanesinin kısmen doğruluk payı olduğunu da söyleyebiliriz.

  • 3. ‘Parmak çıtlatmak artritlere yol açabilir.’

Parmaklarınızı çıtlatmak, halk arasında yaygın olarak söylendiği gibi artritlere neden olmaz. Artrit, vücut tarafından üretilen, eklemlerde meydana gelen iltihabik bir rahatsızlıktır. Ayak bileği, diz, el bileği vb. eklemlerin iltihaplanması ile birlikte şişme, sertleşmeye yol açan hastalıklar ve eklemlerde ağrı gibi durumlara neden olabilir. Bu konudaki popüler inancın aksine, parmak çıtlatmak artrite sebep olmaz.

Parmak çıtlatma ve artrit ilişkisini araştıran birkaç çalışma var:

Çalışmalar genellikle, parmak çıtlatan bireylerin, eklemlerini hiç çıtlamayan kişilerle neredeyse aynı derecede artrit riski taşıdıklarını bildirirler. Öyleyse, parmak çıtlatmak, artrit riskinizi artırmayacaktır.

Parmaklarımızı çıtlattığımızda araştırmacılar, eklemlerimizi hafifçe ayırdığımızı ve bunun da eklemleri yağlayan sinovyal sıvıda azalmaya neden olduğunu söylemektedirler. Bu olduğunda, eklemlerde kabarcıklar oluşur. Parmak çıtlatma esnasındaki basınçtaki değişimler, kabarcıkların hızla dalgalanmalarına neden olur, bu da karakteristik çıtlama sesini yaratır.

  • 4. ‘Deodorant meme kanserine neden olabilir’

Bazı kişiler, koltuk altı deodorant kullanımı ile meme kanseri gelişimi arasında bir bağlantı olabileceğini öne sürmüştür. Deodorantta bulunan kimyasal maddelerin, cilde uygulandıklarında göğüs hücrelerini etkileyebileceğine inanılmıştır. Bu bağı test eden çalışmaların neredeyse tamamı, deodorantın meme kanserine neden olabileceği iddiasını destekleyecek çok az kanıt bulmuştur.

  • 5. ‘Yumurta, kalp için kötüdür.’

Sağlıkla ilgili yanlış bilinenlerden bir diğeri de yumurtaların kalp için kötü olmasıdır. Yumurtalar, besin açısından zengindir fakat aynı zamanda en yüksek kolesterol içeriğine sahiptir. Bu nedenle, bazıları haftada sadece iki ila dört yumurta yememizi ve tip 2 diyabetli veya kalp hastalığı olan bireylerin daha az yemesini tavsiye etmişlerdir. Ancak yeni araştırmalar, çok sayıda yumurta yeme ile kolestrol dengesizliği ya da kalp problemleri ve tip 2 diyabet riskinin artması arasında bir bağlantı olmadığını gösteriyor. Çalışmalardan elde edilen bulgular, her gün ortalama iki tane yumurta yemenin bile güvenli olduğunu ve kalp hastalığı ve tip 2 diyabet için risk faktörleri üzerinde nötr veya hafif yararlı etkileri olduğunu göstermektedir.

CDC’ye göre, yumurtalar “en besleyici ve ekonomik gıdalardan” biridir ve bunların oluşturduğu temel sağlık riski Salmonella enfeksiyonu riskidir. CDC, Salmonella’dan nasıl en iyi şekilde kaçınılacağına dair rehberlik de sağlar.

- Advertisement -

- Advertisement -

Cevap bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.